Yorum Kategorileri

15 Şubat 2017 Çarşamba

Uğultulu Tepeler Kitap Yorumu

Hani okuduğunuzda sizi uzak bir yerlere görüren ve bittiğinde sizi orada hapis bırakan kitaplar vardır ya. İşte bu kitap tam da öyle bir kitaptı.
Yazarın hayatı boyunca yazdığı ilk ve tek kitap olan Uğultulu Tepeler, Thrushcross Çiftliği'nin yeni kiracısı Bay Lockwood' un, ev sahibi olan Bay Heathcliff'i tanımak istemesi ile başlıyor. Bay Lockwood onu neden tanımak istiyor derseniz, kitabın geneline hakim olan kasvetli, benzeri görülmeyen ev ortamı neden oluyor buna. Bay Lockwood ev sahibini Uğultulu Tepeler' de ziyaret etmek için gittiğinde hiç de hoş olmayan bir karşılama eşliğinde yaşlı suratsız Joseph, hırçın Hareton, naif Cathy ve en nihayetinde Bay Heathcliff ile tanışıyor. Ve o evde hayatında karşılaşmadığı tavırlara şahit olması sonucunda, evine geri döndüğünde hizmetlisi Bayan Dean'den ailenin hikayesini dinliyor.

Heathcliff bir çingene çocuğudur ve Bay Earnshaw onu aileye alır. Bir nevi yetimdir. Evin kızı Cathy ve Heathcliff zamanla birbirlerine daha da düşkün hale gelirler ama zaman geçtikçe ve en sonunda Bay Earnshaw vefat edince ailenin Heathcliff'e karşı halihazırda olan dışlama duyguları yerini daha da beter günlere bırakır ve Heathcliff evden gizemli şekilde ayrılır. Yıllar sonra geri döndüğünde ise hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Olayları öğrendikçe içinizden yeter diye bağırmak gelebilir. Zira içerisinde yüksek dozda intikam, saplantı ve keder barındırıyor. Şahsen okurken yaklaşık elli sayfada bir ne zaman iyi bir şey olacak dedim durdum. Oldu mu? Orasını siz okuduğunuz zaman görün bence.
Heathcliff gibi bir karakteri yaratmak gerçekten zor olmalı çünkü ben onun kadar tutkulu, aynı zamanda nefret barındıran ve hırslı birini görmedim ve duymadım. Cathy'ye olan saplantılı aşkı tüm hayatına yön verirken sanki diğer duygularını da alıp götürmüş ve ortaya bambaşka bir insan hatta insan dışı varlık çıkarmıştı.

Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ama doğru zaman ve boş bir zihin eşliğinde okunmalı çünkü gerçekten olaylar birbirleriyle bağlanırken beyniniz yanabilir.

Yazılarımı beğeniyor ve takip etmek istiyorsanız, "İzleyiciler" sekmesine tıklayarak blogumu takibe alabilirsiniz. Youtube kanalım yine blog ismim ile aynı (Gitarist Kızın Güncesi). Bookstagram hesaplarını seviyorsanız, beni burada bulabilirsiniz.
Goodreads hesabımı mı soruyorsunuz? Orada da "Gitaristkiz" olarak kayıtlıyım.
Mutlu günler!